Modern tıp ve estetik dünyasının en çok tercih edilen cerrahi olmayan yöntemlerinden biri olan Mezoterapi, cildin genç kalmasını sağlayan ve pek çok dermatolojik soruna çözüm sunan bütüncül bir yaklaşımdır. Özellikle metropol yaşamının getirdiği hava kirliliği, stres ve düzensiz beslenme gibi faktörlerin cilt üzerindeki olumsuz etkilerini silmek isteyenler için İstanbul Mezoterapi seçenekleri, güvenilir bir liman görevi görmektedir.
Bu tedavi yöntemi, cildin ihtiyaç duyduğu bileşenleri doğrudan hedef bölgeye ileterek, sistemik yan etkilerden kaçınmayı ve maksimum verim elde etmeyi amaçlar. Mezoterapi, sadece bir güzellik uygulaması değil, aynı zamanda doku onarımı ve hücresel yenilenmeyi tetikleyen tıbbi bir süreçtir. Bu rehberimizde, uygulamanın detaylarından faydalarına kadar pek çok konuyu ele alacağız.

Tıbbi terminolojide "orta deri tedavisi" olarak tanımlanan bu yöntem, ismini Latince "meso" (orta) ve "terapi" (tedavi) kelimelerinin birleşmesinden alır. 1952 yılında Dr. Michel Pistor tarafından geliştirilen bu teknik, mezoderm adı verilen orta deri tabakasına yapılan mikro enjeksiyonları temel alır. Mezoterapi, ilaçların ağız yoluyla veya damardan alınması yerine, sorunun tam merkezine yani derinin orta katmanına iletilmesini sağlar.
Bu yöntemin felsefesi, "az miktarda ilacı, seyrek aralıklarla ve doğrudan sorunlu bölgeye" uygulamaktır. Geleneksel tedavi yöntemlerinde ilaçların tüm vücuda dağılması beklenirken, bu teknikte hedeflenen doku dışındaki organlar yorulmaz. Mezoterapi uygulamalarında kullanılan bu felsefe, tedavinin başarısını ve güvenilirliğini artıran en önemli unsurdur.
Cildin zamanla kaybettiği canlılığı geri kazandırmak ve biyolojik yaşlanmayı yavaşlatmak amacıyla kullanılan bu yöntem, çok yönlü bir etki mekanizmasına sahiptir. Peki, Mezoterapi tam olarak ne işe yarar? Temel olarak bu uygulama; vitaminler, mineraller, amino asitler ve enzimlerden oluşan özel kokteyllerin deri altına zerk edilmesiyle cildi içeriden besler.
Mezoterapi tedavisi, kolajen ve elastin sentezini artırarak cildin daha gergin, parlak ve pürüzsüz görünmesini sağlar. Sadece yaşlanma karşıtı etkileriyle sınırlı kalmaz; aynı zamanda saç dökülmesi, selülit, bölgesel yağlanma ve skar dokusu (yara izi) gibi pek çok farklı problemde de aktif rol oynar. Cildin doğal bariyerini güçlendirerek dış etkenlere karşı daha dirençli hale gelmesine yardımcı olur.
Uygulamanın vücut üzerindeki etkileri, enjekte edilen karışımın içeriğine göre değişkenlik gösterse de temel sonuç daima hücresel yenilenmedir. Mezoterapi, uygulandığı bölgedeki kan dolaşımını ve lenfatik drenajı hızlandırır. Bu sayede hücrelere daha fazla oksijen giderken, birikmiş toksinlerin bölgeden uzaklaştırılması kolaylaşır.
Cilt yüzeyinde görülen sarkmaların toparlanması, ince çizgilerin dolması ve pigmentasyon (leke) sorunlarının hafiflemesi, bu tedavinin en somut etkileri arasındadır. İstanbul Mezoterapi tedavisi süreçlerinde hastalar, genellikle ikinci veya üçüncü seanstan itibaren ciltlerindeki elastikiyet artışını ve sağlıklı ışıltıyı fark etmeye başlarlar. Vücut genelinde ise yağ hücrelerinin parçalanmasını (lipoliz) tetikleyerek bölgesel incelmeyi destekler.

Mezoterapi, her ne kadar basit bir enjeksiyon işlemi gibi görünse de, derinlik ve doz ayarının uzmanlık gerektirdiği tıbbi bir prosedürdür. Uygulama öncesinde cildin dezenfekte edilmesi ilk adımdır. Ardından, hastanın konforunu sağlamak amacıyla bölgeye anestezik solüsyonlar uygulanır. Bu sayede Mezoterapi tedavisi süreci neredeyse tamamen ağrısız bir şekilde tamamlanır.
Kullanılan iğneler, "mezoterapi iğnesi" olarak adlandırılan ve standart iğnelerden çok daha ince, kısa uçlu materyallerdir. Bu iğnelerle orta deri tabakasına yapılan mikro vuruşlar, aynı zamanda cildin kendi doğal onarım mekanizmasını da tetikler. Bu işleme "mekanik uyarım" denir. Hazırlanan özel karışımın deri altına bırakılmasıyla hem kimyasal hem de mekanik bir iyileşme süreci başlatılmış olur.
Uygulamanın başarısı, sadece klinik ortamında yapılan işleme değil, hastanın işlem sonrasında sergilediği tutuma da bağlıdır. Mezoterapi sonrası ilk 24 saat, enjekte edilen maddelerin doku içinde yayılması ve emilmesi açısından kritiktir. Bu süre zarfında uygulama yapılan bölgeye su değdirilmemesi, banyo yapılmaması ve makyaj ürünleri sürülmemesi önerilir.
İşlemden sonraki 48 saat boyunca ağır spor aktivitelerinden, saunadan, hamamdan ve aşırı sıcak sudan kaçınılmalıdır. Çünkü ısı, kan dolaşımını aşırı hızlandırarak enjekte edilen karışımın hedeflenen dokudan daha hızlı uzaklaşmasına neden olabilir. Ayrıca, Mezoterapi tedavisi sonrasında cildi doğrudan güneş ışınlarından korumak ve yüksek faktörlü koruyucular kullanmak, olası leke oluşumlarını önlemek adına mühimdir.
Büyük bir metropol olan Mezoterapi uygulamaları konusunda sayısız seçenek sunmaktadır. Ancak sağlığınızı ve estetik görünümünüzü emanet edeceğiniz merkezi seçerken bazı hayati kriterleri göz önünde bulundurmalısınız. İlk olarak, uygulamanın mutlaka Sağlık Bakanlığı onaylı bir klinik ortamında ve alanında uzman bir tıp doktoru tarafından yapıldığından emin olmalısınız.
Kullanılan mezoterapi kokteyllerinin içeriği ve kalitesi bir diğer önemli noktadır. Her hastanın cilt yapısı farklı olduğu için standart karışımlar yerine, kişiye özel analizler yapan merkezler tercih edilmelidir. İstanbul Mezoterapi hizmeti alırken, kliniğin hijyen standartları, doktorun tecrübesi ve daha önce yapılan uygulamaların referansları, güvenli bir süreç geçirmeniz için temel belirleyicilerdir.
Mezoterapi, vücudun hemen her bölgesinde farklı amaçlarla kullanılabilen esnek bir yöntemdir. Yüz bölgesinde uygulandığında "mezolifting" olarak adlandırılır ve cildi germe etkisi yaratır. Saç derisine uygulandığında ise dökülmeyi durdurmayı ve saç tellerini kalınlaştırmayı hedefler. Göz altı morlukları veya torbalanmalarında ise dolaşımı düzenleyici etkisiyle ön plana çıkar.
Vücut uygulamalarında, özellikle selülitli dokuların parçalanması ve bölgesel yağ birikimlerinin eritilmesi için Mezoterapi tedavisi oldukça popülerdir. Kol, bacak ve karın bölgelerindeki sarkmalarda cildi sıkılaştırıcı içerikler tercih edilir. Bu geniş kullanım yelpazesi, yöntemi cerrahi müdahaleye ihtiyaç duymayan hastalar için en cazip seçeneklerden biri konumuna getirmiştir.
Şehir hayatının yorucu temposu, cildimizin doğal rezervlerini hızla tüketir. İstanbul Mezoterapi hizmetleri, bu kaybı yerine koymak ve cildi "resetlemek" için harika bir fırsat sunar. Uzm. Dr. Muzaffer Öztosun liderliğindeki Doka Terapi gibi uzman merkezler, hastanın sadece şikayetine değil, genel sağlık durumuna da odaklanarak kalıcı iyileşme sağlar.
Bu tedavi, sadece mevcut sorunları gidermekle kalmaz; aynı zamanda ileride oluşabilecek yaşlanma belirtilerine karşı da koruyucu bir kalkan oluşturur. Mezoterapi, düzenli aralıklarla uygulandığında cildin yaşlanma hızını belirgin şekilde yavaşlatır. Doğru teknik ve doğru uzmanla birleştiğinde, bu yöntem aynadaki yansımanızı çok daha taze ve enerjik hale getirecektir.
|
Adres |
Mahir İz Caddesi Kütük İş Merkezi No: 20 Kat: 2 Altunizade/Üsküdar – İSTANBUL |
|
Telefon |
+90 216 474 44 48 |
|
GSM |
+90 542 474 44 48 |
|
|
bilgi@drmuzafferoztosun.com |
Ciltte yaşlanma belirtileri, leke, saç dökülmesi veya bölgesel yağlanma sorunu olan 20 yaş üzerindeki sağlıklı tüm bireylere uygulanabilir.
Kişinin ihtiyacına göre değişmekle birlikte genellikle 1-2 hafta aralıklarla düzenlenen 4 ila 8 seanslık kürler halinde uygulanması önerilir.
Uygulama yapılacak bölgenin genişliğine bağlı olarak işlem süresi ortalama 15 ile 30 dakika arasında tamamlanmaktadır.
İşlem öncesi uygulanan anestezik kremler ve kullanılan mikro iğneler sayesinde hissedilen acı minimum düzeydedir; oldukça konforlu bir süreçtir.
Yüz, boyun, dekolte, saç derisi, eller ve bölgesel incelme istenen karın, kalça gibi vücut bölgelerinde güvenle uygulanmaktadır.
İşlem cerrahi bir müdahale içermediği için uygulama biter bitmez günlük sosyal ve profesyonel yaşantınıza hemen dönebilirsiniz.
Enjeksiyon sahalarının enfeksiyon kapmaması ve karışımın dokuya tutunması için ilk 12-15 saat boyunca uygulama bölgesinin suyla temas etmemesi gerekir.
Hassas ciltlerde iğne girişine bağlı geçici ve hafif kızarıklık veya küçük morluklar oluşabilir; ancak bunlar birkaç gün içinde kendiliğinden geçer.
Gebelere, emziren annelere, aktif kanser hastalarına, ağır kalp rahatsızlığı olanlara ve kan pıhtılaşma sorunu yaşayan bireylere uygulama yapılması önerilmez.
ŞİMDİ ARA!
+90 542 474 44 48ŞİMDİ SOR!
+90 542 474 44 48